<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>SağlıkEvim.Net</title>
	<atom:link href="http://www.saglikevim.net/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.saglikevim.net</link>
	<description>Sağlık Portalı</description>
	<lastBuildDate>Sun, 08 Jan 2012 13:11:15 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Sadece Yalnızlık Mutsuzluk Sebebi Değil</title>
		<link>http://www.saglikevim.net/sadece-yalnizlik-mutsuzluk-sebebi-degil.html</link>
		<comments>http://www.saglikevim.net/sadece-yalnizlik-mutsuzluk-sebebi-degil.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Jan 2012 13:28:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>suleyman</dc:creator>
				<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikevim.net/?p=865</guid>
		<description><![CDATA[Yalnızlığın insanı mutsuz ettiği hemen hemen her defasında dile getirilir. Psikanalist Anthony Storr,yalnızlığın tek başına insanı mutsuz etmeyeceğini, bunun aksine yalnız olmanın başarı getirdiğini iddia ediyor. Storr, &#8220;Bir Başına&#8221; adlı kitabında, mutluluğun tek anahtarının bireysel ilişkilerdeki başarı olduğu savını çürütür durumda. Storr&#8217;a göre yalnızlık bilindiği gibi insanı mutsuz etmediği, tam tersine yalnız insanların daha başarılı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yalnızlığın insanı mutsuz ettiği hemen hemen her defasında dile getirilir. Psikanalist Anthony Storr,yalnızlığın tek başına insanı mutsuz etmeyeceğini, bunun aksine yalnız olmanın başarı getirdiğini iddia ediyor. <span id="more-865"></span>Storr, &#8220;Bir Başına&#8221; adlı kitabında, mutluluğun tek anahtarının bireysel ilişkilerdeki başarı olduğu savını çürütür durumda. Storr&#8217;a göre yalnızlık bilindiği gibi insanı mutsuz etmediği, tam tersine yalnız insanların daha başarılı olduğunu öne sürmektedir. Anthony Storr, hayatın dört duvar arasına sıkışmış gibi hissedildiği zamanlarda, idealleri sürdürebilmek için zamanı,harcanan emeği ve yaratıcı düşünceyi iyi kullanabilmenin başlangıç şartının yalnızlık olduğunu ortaya koymaya çalışıyor.</p>
<p>Bir çok büyük sanatçının yalnız kalarak eserlerini ortaya koyduğunu,önceki yaşantılarında eziyet çekmiş bazı yazar ve şairlerin ileriki zamanlarında bir başına yaratıcılıkta bulduklarını; azizlerin, peygamberlerin, tek başlarına ağaç altlarında dinlenmeye çekildiklerini, bazı insanların siyasi sebeplerden hapse düştüklerinde, şiir okuyarak hayali yürüyüşlere çıkarak delirmekten kurtulduklarını ifade etmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikevim.net/sadece-yalnizlik-mutsuzluk-sebebi-degil.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Narsistik Kişilik Bozukluğu</title>
		<link>http://www.saglikevim.net/narsistik-kisilik-bozuklugu.html</link>
		<comments>http://www.saglikevim.net/narsistik-kisilik-bozuklugu.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Jan 2012 13:28:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>suleyman</dc:creator>
				<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikevim.net/?p=860</guid>
		<description><![CDATA[Hasta kendisinin çok önemli olduğu duygusunu taşımaktadır. Başarılarını ve özelliklerini anlatır, üstünlük duygusu, grandiyözite, empati kuramama, kendini diğer insanlardan daha üstün ve özel görme, başarı, zeka, akıl, üstünlük gibi konulara kafa yorma, kendini çok sevme, kendine göre, kendi için ve kendi yararına düşünen,kıskanç, kendi çıkarları için başkalarını kullanan, aşırı bencil ve benmerkezci, özel ve eşi benzeri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hasta kendisinin çok önemli olduğu duygusunu taşımaktadır. Başarılarını ve özelliklerini anlatır, üstünlük duygusu, grandiyözite, empati kuramama, kendini diğer insanlardan daha üstün ve özel görme, başarı, zeka, akıl, üstünlük gibi konulara kafa yorma, kendini çok sevme, kendine göre, kendi için ve kendi yararına düşünen,kıskanç, kendi çıkarları için başkalarını kullanan, aşırı bencil ve benmerkezci, özel ve eşi benzeri bulunmaz birisi olduğunu savunan, beğenilmek için her şeyi sergileyen, üstün kişi ve kurumlarla ilişkiler kurmayı hak ettiğini savunan kişilerdir. <span id="more-860"></span></p>
<p>Sevgi, saygı, empati, anlayış ve duygusallık hayatlarında pek yer kaplamaz. Bu bozukluğun yapısı kronik olup tedavisi son derece zordur.</p>
<p>Psikiyatristin telkinlerine yatkın değillerdir. Çünkü bir başkasının doğrusunu kabul etmeyi güçsüzlük sayarlar. Tedavisi oldukça güçtür. Bu kişiler aslında yapılarından pek de mutsuz değillerdir. Ancak çevresindekiler için son derece zor bir yapıları vardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikevim.net/narsistik-kisilik-bozuklugu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fiziksel ve Psikomotor Gelişim</title>
		<link>http://www.saglikevim.net/fiziksel-ve-psikomotor-gelisim.html</link>
		<comments>http://www.saglikevim.net/fiziksel-ve-psikomotor-gelisim.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Dec 2011 05:03:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>suleyman</dc:creator>
				<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikevim.net/?p=854</guid>
		<description><![CDATA[Çocuğun boy ve kilo artışı ile birlikte vücut sistemlerinin gelişip olgunlaşması için geçirdiği gelişim sürecine fiziksel gelişim denir. Fiziksel gelişim süreci yumurta hücresinin döllenmesi ile başlar, ergenlik çağına kadar boy ve kilo artışı olarak devam eder. Ergenlik çağından sonra ise bu gelişimin seyri değişir, boy ve kilo artışında bir durağanlık yaşanmaya başlar. Ancak insandaki fiziksel [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">Çocuğun boy ve kilo artışı ile birlikte vücut sistemlerinin gelişip olgunlaşması için geçirdiği gelişim sürecine fiziksel gelişim denir.</p>
<p style="text-align: left;">Fiziksel gelişim süreci yumurta hücresinin döllenmesi ile başlar, ergenlik çağına kadar boy ve kilo artışı olarak devam eder. Ergenlik çağından sonra ise bu gelişimin seyri değişir, boy ve kilo artışında bir durağanlık yaşanmaya başlar. <span id="more-854"></span></p>
<p style="text-align: left;">Ancak insandaki fiziksel değişim yaşam boyu devam eder. Gelişimi etkileyen faktörler göz önüne alındığında kalıtımın en çok etkilediği gelişim alanı fiziksel gelişimdir. Bununla birlikte sağlık problemleri, beslenme, spor yapma vb. çevresel faktörlerin de fiziksel gelişim sürecini etkilediği söylenebilir. Fiziksel gelişim ile iç içe olan psikomotor gelişim ise canlının gelişim sürecinde vücut hareketlerini kontrol altında tutmasını ve bu yolda pratiklemesini ifade etmektedir. Psikomotor gelişim büyük oranda fiziksel gelişime bağlıdır ve kişinin çevresine uyumu ile ilişkilidir. Bu bakımdan psikomotor gelişim, fiziksel gelişimle diğer gelişim alanları arasında bir köprü görevi görür. Psikomotor gelişim gerçekleşmezse, bundan zihinsel, toplumsal ve duygusal gelişim de etkilenir, zarar görür. Çocuğun psikomotor gelişimi, onun çevreyitanımasında ve yönetmesinde önemli rol oynar. Çocuğun bağımsızlığını elde etmesinde de bu gelişim alanı oldukça önemlidir.  Psikomotor gelişimin önemli öğeleri şunlardır: Dikkat, kuvvet, denge, tepki hızı, eş güdüm, hareket, form, performans ve temel beceridir. Bu öğelerden birinin zarar görmesi bireyin iler ki dönemde sosyal, zihinsel ve duygusal gelişimlerinin de zarar görmesi anlamına gelmektedir.</p>
<p style="text-align: left;">Bisiklet Kullanma Davranışı Ekseninde Psikomotor Gelişimle İlgili Öğeleri İfade Eden Örnekler</p>
<ul>
<li>Bisiklet kullanan kişileri özenle izleme (Dikkat)</li>
<li>Bisiklet pedalını çevirebilecek güçte olma (Kuvvet)</li>
<li>Bisiklet üzerinde devrilmeden durabilme (Denge)</li>
<li>Trafikte seyrederken ani bir korna sesiyle kenara doğru çekilme (Tepki Hızı)</li>
<li>Fren tutup durmak üzere iken ayağını yere basma (Eş Güdüm)</li>
<li>Dönüş yapılacağında vücudu  dönülecek yöne doğru yatırma (Hareket)</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikevim.net/fiziksel-ve-psikomotor-gelisim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yüksek Tansiyon Problemi</title>
		<link>http://www.saglikevim.net/yuksek-tansiyon-problemi.html</link>
		<comments>http://www.saglikevim.net/yuksek-tansiyon-problemi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 Nov 2011 18:44:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikevim.net/?p=845</guid>
		<description><![CDATA[Tansiyon, vücutta bir çok mekanizmayla bağlantılı olduğundan tansiyonu etkileyen bir çok neden bulunmaktadır. Kalbin atışından, damarların durumuna kadar bir çok nedenden tansiyon sorunu ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenle tansiyon konusu oldukça geniş çaplı bir konudur. Bunun yanı sıra vücutta bulunan hormonlar da tansiyonu etkileyebilen faktörlerdendir. Tansiyon hastalarının çoğunun bu hastalığı genetik nedenlerden kaynaklanmaktadır. Tansiyonun genetik nedenlerden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tansiyon, vücutta bir çok mekanizmayla bağlantılı olduğundan tansiyonu etkileyen bir çok neden bulunmaktadır. Kalbin atışından, damarların durumuna kadar bir çok nedenden tansiyon sorunu ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenle tansiyon konusu oldukça geniş çaplı bir konudur.</p>
<p>Bunun yanı sıra vücutta bulunan hormonlar da tansiyonu etkileyebilen faktörlerdendir. Tansiyon hastalarının çoğunun bu hastalığı genetik nedenlerden kaynaklanmaktadır.<span id="more-845"></span></p>
<p>Tansiyonun genetik nedenlerden ötürü ortaya çıktığı kişilerde, bu tansiyonun herhangi bir organda ortaya çıkması söz konusu değildir. Hangi organla ilgili bir sıkıntı olduğu belirlenemeyebilir. Bu gibi durumlarda tansiyon hastalığı tamamen genetiktir. Zaten tansiyonun nedeni belirlenebiliyorsa, bunlara Hipertansiyon adı verilmektedir.</p>
<p>Sarımsağın, damar sertliğini engelleyici etkiye sahip bir maddeye sahip olduğu bilinmektedir. Bu nedenle sarımsak tüketimi bu açıdan oldukça faydalı bir besindir.</p>
<p>Burada toplumda oluşan bir yanlış kanı bulunmaktadır. Sarımsak, ilaç olarak kullanılmaması gereken bir maddedir. Tansiyonu çıkan bir kişinin tansiyonunu düşürmek adına ilaç olarak sarımsak kullanması doğru olmaz. Fakat uzun süreçte sarımsak tüketiminin, damar sertliği ve tansiyon gibi sorunların önüne geçmede etkili olduğu söylenebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikevim.net/yuksek-tansiyon-problemi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Safra Kesesi Hastalıkları</title>
		<link>http://www.saglikevim.net/safra-kesesi-hastaliklari.html</link>
		<comments>http://www.saglikevim.net/safra-kesesi-hastaliklari.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Aug 2011 13:57:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sindirim Sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[safra kesesi ameliyatı]]></category>
		<category><![CDATA[safra kesesi hastalığı belirtileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikevim.net/?p=840</guid>
		<description><![CDATA[Safra kesesi, 50 cc sıvı alabilecek kadar genişlikte olan küçük bir keseciktir. Karaciğerin alt kısmında ve karaciğere yapışık bir yapıdadır. Bu kesenin ana görevi, kara ciğerde üretilen safrayı alarak yoğunlaştırmaktır. Siz bir şey yiyene kadar safrada bekletilen sıvı, siz bir şey yediğinizde hormonların uyarılmasıyla birlikte kasılarak oniki parmak bağırsağına boşaltılır. Buraya boşaltmasının amacı, sindirimimize yardımcı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Safra kesesi, 50 cc sıvı alabilecek kadar genişlikte olan küçük bir keseciktir. Karaciğerin alt kısmında ve karaciğere yapışık bir yapıdadır. Bu kesenin ana görevi, kara ciğerde üretilen safrayı alarak yoğunlaştırmaktır.</p>
<p>Siz bir şey yiyene kadar safrada bekletilen sıvı, siz bir şey yediğinizde hormonların uyarılmasıyla birlikte kasılarak oniki parmak bağırsağına boşaltılır. Buraya boşaltmasının amacı, sindirimimize yardımcı olmasını sağlamaktır. Bu nedenle sindirim sistemimizin düzgün çalışması için safra kesemizin de oldukça sağlıklı olması gerekmektedir.<span id="more-840"></span></p>
<p>Bunun yanı sıra safra kesesinde taş oluşma gibi bir rahatsızlık söz konusudur. Bu bölgede oluşan taşlar iki çeşittir. Birincisi kolestrol taşları, ikincisi ise pigment taşlarıdır.</p>
<p>Kolestrol taşları adından da anlaşılabileceği üzerine kolestrol bakımından yüksek seviyede beslenen kişilerde ortaya çıkan bir rahatsızlıktır.</p>
<p>Pigment taşlarının oluşmasının sebebi ise vücutta ki çeşitli rahatsızlıklar olabilir.</p>
<p>Kolestrol taşlarının oluşma sebebi, vücuttaki safra tuzu ve kolestrol oranı arasındaki farktan dolayıdır. Bu oranın bozulması, bu taşların oluşmasına sebebiyet vermektedir.</p>
<p>Safra kesesinde oluşan rahatsızlıklar da kolestrol ile bağlantılı olduğundan sağlıklı ve dengeli beslenmek bu rahatsızlıkların önüne geçmek adına uygulanabilecek en iyi tedavi yöntemidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikevim.net/safra-kesesi-hastaliklari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zehirlenme Belirtileri ve Tedavisi</title>
		<link>http://www.saglikevim.net/zehirlenme-belirtileri-ve-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.saglikevim.net/zehirlenme-belirtileri-ve-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Aug 2011 04:42:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[zehirlenme belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[zehirlenme şüphesi]]></category>
		<category><![CDATA[zehirlenme tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikevim.net/?p=836</guid>
		<description><![CDATA[Zehirlenme, vücudun herhangi bir hayvan tarafından ısırılmasıyla ya da vücuda alınan bir gıda ile kendini gösterebilir. Zehirlenme belirtileri arasında karın ağrısı, ishal, ateş, kusma gibi durumlarlar vardır. Bu belirtiler bir çok hastalığın belirtisi olduğundan en doğrusu bir doktora başvurmak ve onun bu durum ile ilgili teşhis koymasını beklemektir. Bu rahatsızlığa neden olan durumların başında bakteriler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Zehirlenme, vücudun herhangi bir hayvan tarafından ısırılmasıyla ya da vücuda alınan bir gıda ile kendini gösterebilir. <strong>Zehirlenme belirtileri</strong> arasında karın ağrısı, ishal, ateş, kusma gibi durumlarlar vardır. Bu belirtiler bir çok hastalığın belirtisi olduğundan en doğrusu bir doktora başvurmak ve onun bu durum ile ilgili teşhis koymasını beklemektir.</p>
<p>Bu rahatsızlığa neden olan durumların başında bakteriler ve virüsler gelmektedir. Halk arasında midenin üşümesiyle, yani bir nevi midenin geçirdiği grip olarak adlandırılmaktadır. Genel olarak mide ve bağırsak sisteminin bozulması olarak tanımlanabilir.<span id="more-836"></span></p>
<p><strong>Zehirlenme Tedavisi</strong></p>
<p>Bazı besin zehirlenmelerinin tedavi edilmesine bile gerek olmayabilir, 12 saat gibi kısa süren zehirlenme durumlarında herhangi bir antibiyotik tedaviye ihtiyaç duyulmadan tedavi vücut tarafından gerçekleştirilebilir.</p>
<p>Bazı hastalıklarda ise doktor tarafından antibiyotik tedavisi verilebilir. Antibiyotik tedavisine ihtiyaç duyulan hastaların zehirlenme durumu daha ileri seviyededir. Ya da kişinin hastalığının tedavi sürecini düşürebilmek adına antibiyotik tedavisine başvurulabilir. Örneğin 5 günde geçecek bir rahatsızlığı 3 güne indirebilmek adına antibiyotik tedavisi uygulanabilmektedir.</p>
<p>Çok daha ağır besin zehirlenmeleri yaşandığında ise, mutlaka kişi hastaneye yatırılmalı ve tedavisine doktor gözetimi altında devam edilmelidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikevim.net/zehirlenme-belirtileri-ve-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ramazan Ayında Beslenme</title>
		<link>http://www.saglikevim.net/ramazan-ayinda-beslenme.html</link>
		<comments>http://www.saglikevim.net/ramazan-ayinda-beslenme.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Aug 2011 00:55:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diyet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikevim.net/?p=833</guid>
		<description><![CDATA[Ramazan ayında akşamları oruç açarken oldukça dikkatli olmamız gerekiyor. Günde 3-4 öğün yemek yiyen ve düzenli su içen bir kişinin, ramazan ayında bu öğün sayısını ikiye indirmesi ve uzun süre su içmesi vücut adına oldukça büyük bir sürprizdir. Bu nedenle ramazan ayında oruç tutan kişilerin mutlaka dikkat etmesi gereken çeşitli hususlar söz konusudur. Kesinlikle sahura [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan ayında akşamları oruç açarken oldukça dikkatli olmamız gerekiyor. Günde 3-4 öğün yemek yiyen ve düzenli su içen bir kişinin, ramazan ayında bu öğün sayısını ikiye indirmesi ve uzun süre su içmesi vücut adına oldukça büyük bir sürprizdir. Bu nedenle ramazan ayında oruç tutan kişilerin mutlaka dikkat etmesi gereken çeşitli hususlar söz konusudur.</p>
<p>Kesinlikle sahura kalkmadan oruç tutulmamalıdır. Özellikle son dönemlerde havaların oldukça sıcak olduğu göz önünde bulundurulduğunda, sahura kalkılarak vücuda bolca su alınmalı ve kişiyi gün içinde sustacak yiyeceklerden mümkün olduğunca kaçınılmalıdır. Bunun yanı sıra şeker, tansiyon gibi rahatsızlığı olan kişilerin mutlaka doktor onayından sonra oruç tutmaları gerekmektedir. Kişi hastalığına rağmen oruç tutmak adına kendini zorlarsa, çok büyük problemlere sebebiyet verebilir.<span id="more-833"></span></p>
<p>Bunun yanı sıra gün içerisinde güneşin dik geldiği ve çok yoğun sıcaklık yaşandığı aralıkta dışarıya çıkmamaya önem gösterilmelidir. İftar ve sahurda ağır yiyecekler yenmemeli, hafif ve sebze türü yiyeceklere yönlenilmelidir.</p>
<p>İftarda öncelikle bir çorba içilmeli, daha sonra mideye kendine gelmesi adına 10 dakika kadar izin verildikten sonra diğer yemeklere geçilmelidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikevim.net/ramazan-ayinda-beslenme.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Depresyon Belirtileri</title>
		<link>http://www.saglikevim.net/depresyon-belirtileri.html</link>
		<comments>http://www.saglikevim.net/depresyon-belirtileri.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Aug 2011 10:29:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ruh ve Sinir Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon sebepleri]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikevim.net/?p=825</guid>
		<description><![CDATA[Depresyon oldukça kötü ve çekilmez dönemlerden bir tanesidir. Özellikle davranış değişiklikleri ve huysuzluk gibi belirtilerle ortaya çıkar. Özellikle çocuk yaştakilerde, okul başarısızlığı yada bir olaya aşırı üzülme gibi nedenlerden dolayı ortaya çıkabilmektedir. Bunun yanı sıra olaylara karşı ilgisizlik, isteksizlik, zevk alamama gibi durumlar da depresyon belirtilerindendir. Kişi normalde çok zevk alarak yaptığı bir şeyi depresyon [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Depresyon oldukça kötü ve çekilmez dönemlerden bir tanesidir. Özellikle davranış değişiklikleri ve huysuzluk gibi belirtilerle ortaya çıkar. Özellikle çocuk yaştakilerde, okul başarısızlığı yada bir olaya aşırı üzülme gibi nedenlerden dolayı ortaya çıkabilmektedir.</p>
<p>Bunun yanı sıra olaylara karşı ilgisizlik, isteksizlik, zevk alamama gibi durumlar da depresyon belirtilerindendir. Kişi normalde çok zevk alarak yaptığı bir şeyi depresyon durumunda yaptığında zevk alamaz veya yapmak istemez. Bu gibi belirtiler <strong>depresyon belirtileri</strong> olarak her insanda ortaya çıkan genel belirtilerdir.<span id="more-825"></span></p>
<p>Bunun yanı sıra iç sıkılması diyebileceğimiz sıkkınlık hali de depresyon belirtilerindendir. Kişinin içi hiçbir zaman rahat değildir, hep sıkılır. Kimseyle konuşmak istemez, içe kapanık bir yapısı olur.</p>
<p>Bunun yanı sıra toplumda genel bir yanlış kanı vardır. Günlük yaşamdaki sorunlardan ötürü 1-2 günlük insanın canı sıkkın olabilir ya da yaptığı işlerden bir süreliğine zevk almayabilir. Bu durumun depresyonla karıştırılmaması gerekir. Bu durum her insanda ortaya çıkabilecek ruhsal bir durumdur. </p>
<p>Kişinin depresyona girdiği gözlemlendiyse, ona yardımcı olmak adına bu alanda uzman kişilere başvurması tavsiye edilmelidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikevim.net/depresyon-belirtileri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bel Fıtığı Nedenleri ve Belirtileri</title>
		<link>http://www.saglikevim.net/bel-fitigi-nedenleri-ve-belirtileri.html</link>
		<comments>http://www.saglikevim.net/bel-fitigi-nedenleri-ve-belirtileri.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Aug 2011 06:04:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ortopedi]]></category>
		<category><![CDATA[bel fıtığı nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[bel fıtığı sebepleri]]></category>
		<category><![CDATA[bel fıtığı tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikevim.net/?p=822</guid>
		<description><![CDATA[Tekrarlanan hareketler ve vücudun bu hareketlerde aşırı zorlanması ya da vücudu zorlayarak uygun olmayan fiziksel aktivitelere girişilmesi gibi nedenlerden dolayı bel fıtığı rahatsızlığı karşımıza çıkabilir. Bel kısmında oluşan baskı sonucu sinirlerin sıkışmasıyla birlikte ağrı başlar. Böylece bel fıtığı rahatsızlığı ortaya çıkmış olur. Bel fıtığı rahatsızlığı ilerleyen dönemde bacağa ulaşan siyatik adını verdiğimiz siniri sıkıştırarak bacakta [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tekrarlanan hareketler ve vücudun bu hareketlerde aşırı zorlanması ya da vücudu zorlayarak uygun olmayan fiziksel aktivitelere girişilmesi gibi nedenlerden dolayı <strong>bel fıtığı</strong> rahatsızlığı karşımıza çıkabilir. Bel kısmında oluşan baskı sonucu sinirlerin sıkışmasıyla birlikte ağrı başlar. Böylece bel fıtığı rahatsızlığı ortaya çıkmış olur. Bel fıtığı rahatsızlığı ilerleyen dönemde bacağa ulaşan siyatik adını verdiğimiz siniri sıkıştırarak bacakta da ağrıya ve uyuşmaya yol açabilir.</p>
<p>Fıtığın en büyük belirtisi, adından da belli olduğu üzere bel bölgesinde oluşacak ağrılardır. Bunun yanı sıra ilerleyen dönemlerde bel ağrısının geçmemesi ve iyice ayağa doğru yayılması da bel fıtığı belirtileri arasında gösterilebilir. Genellikle ağrı tek bacakta yoğunlaşır, çift bacakta da oluştuğu durumlar söz konusudur.<span id="more-822"></span></p>
<p>Hapşırma, öksürme gibi durumlarda belde şiddetli bir ağrıyla da kendini gösterebilir. Hareket kısıtlılıklarına yol açarak, kişinin yaşamını oldukça zorlaştıran meşakkatli bir rahatsızlıktır.</p>
<p>Doktor tarafından yapılan 1-2 müdahele ve sorulan bir kaç soru ile teşhisi koyulabilir. Daha sonra fıtığın durumunu öğrenmek adına çektirilen MR ile birlikte fıtık tedavisine başlanabilir. Hastalığın ilerleme durumuna göre tedavi süresinin süreci de uzayabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikevim.net/bel-fitigi-nedenleri-ve-belirtileri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aşırı Zayıflığın Zararları</title>
		<link>http://www.saglikevim.net/asiri-zayifligin-zararlari.html</link>
		<comments>http://www.saglikevim.net/asiri-zayifligin-zararlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Aug 2011 02:04:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflığın zararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikevim.net/?p=820</guid>
		<description><![CDATA[Aşırı kilo nasıl bir hastalık ise ve çeşitli sorunlara yol açabiliyorsa, aşırı zayıflık da bir rahatsızlıktır ve çeşitli sorunlara yol açabilir. Eğer aşırı zayıflık gibi bir sorunla karşı karşıyaysanız, hemen uzman bir hekime gözükmeniz ve bu zayıflığın nedenlerini araştırmasını istemeniz gerekmektedir. Vücudumuzda nasıl yağ oranı yükseklerde iken çeşitli hastalıklara yol açıyorsa, yağ oranı çok düşükse [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aşırı kilo nasıl bir hastalık ise ve çeşitli sorunlara yol açabiliyorsa, <strong>aşırı zayıflık</strong> da bir rahatsızlıktır ve çeşitli sorunlara yol açabilir. Eğer aşırı zayıflık gibi bir sorunla karşı karşıyaysanız, hemen uzman bir hekime gözükmeniz ve bu zayıflığın nedenlerini araştırmasını istemeniz gerekmektedir.</p>
<p>Vücudumuzda nasıl yağ oranı yükseklerde iken çeşitli hastalıklara yol açıyorsa, yağ oranı çok düşükse de çeşitli sorunlara yol açabilmektedir.<span id="more-820"></span></p>
<p>Bu gibi zayıf kişilerin bağışıklık sistemleri diğer insanlara göre çok daha zayıf olduğundan, hastalıklara çok daha kolay yakalanabilirler. Öncelikle aşırı zayıflık sorunuyla karşı karşıya olan kişinin, beslenmesini düzene sokması ve düzgün bir şekilde beslenmesi gerekir. Bağışıklık sistemini güçlendirici besinler alması ve bir an önce ideal kilosuna ulaşması yaşamını sağlıklı ve hastalıklardan uzak geçirmesi adına oldukça önemlidir.</p>
<p>Bunun yanı sıra aşırı zayıf kişilerde; saç dökülmesi, halsizlik, yorgunluk gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Bu gibi belirtilerle birlikte zayıflık sorunu gözlemleniyorsa, mutlaka uzman bir hekime gidilmeli ve gerekli testler yapılarak doktor tavsiyeleri doğrultusunda kişinin tedavisine başlanmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikevim.net/asiri-zayifligin-zararlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

