Vücudumuzda karın sağ alt bölümünde bulunan apandist, kalın bağırsağın solucan gibi uzantısıdır. Uzunluğu 9-12 cm arasında olur. Çocuklarda yetişkinlere göre biraz daha uzundur. Solucan gibi olan uzantı kör bir bağırsaktır. Bu bağırsağın çeşitli sebeplerle ( dışkı, bağırsak kurdu ) gibi tıkanması sonucu iltihaplanıp rahatsızlık vermesine apandist denir.

Apandist Nasıl Oluşur ?

Lenf bakımından zengin olan apandistin vücudumuza ne gibi faydası olduğu bilinmemektedir. Tıkanan apandist iltihaplanıp, gerilip büyümüşse en hafif apandist türüdür. Ancak zamanında müdahale edilmesse iltihaplanıp irine dönüşerek apandist içinde duvar çeperinde apselere yol açar. Bu şekilde apandiste yakın bağırsak bölgeleride iltihaplanır. Son olarak damarların tıkanması sonucu kangrene dönüşebilir. 20 ile 35 yaşına kadar daha sık görülsede 2 yaşından sonrada görülme olasılığı yüksektir.

Genellikle tesadüfen mide şikayetlerini araştırırken yapılan tetkiklerde anlaşılır. Mide ile karın boşluğunu ayıran diyafram kasında olan açıklıktan midenin üst kısmının yemek borusuna doğru sarkması durumuna mide fıtığı denir. Fıtıkta şikayete sebep olan durum ise reflü hastalığıdır.

Mide Fıtığı Belirtileri ?

Mideden göğüse yayılan yanma ve ekşime, boğazda dolgunluk hissi ve boğazı temizleme isteği, solunum bozukluğu, ses kısılması, ağzın içine acı ve ekşi su gelmesi başlıca mide fıtığı belirtileridir.

Gastrit midenin iç yüzeyinde bulunan mukoza tabakasının iltihaplanmasıdır. Tüm toplumda çok sık rastlanılan bir hastalıktır.

Ülser hastalığına göre hasarı daha yüzeyseldir ancak ilerlemesi durumunda ülsere dönüşebilir. Her 2 yetişkin insandan birinde gastrit hastalığına rastlanılabilir. Genellikle bakteriyel enfeksiyon sonucu oluşur. Antibiyotik tedavisi gerektirir. Bütün dünyada rastlanılmakta olup bu bakterinin çocukluk döneminde alınıp yıllarca vücutta barındığı düşünülmektedir.

Gastrit Nedenleri ?

Kötü beslenme, alkol kullanımı ve sigara mide yüzeyini tahriş eder böylece gastrite neden olur. Ayrıca stres, asitli ilaçlar ve içecekler, böbrek ve karaciğer yetmezliği, solunum güçlüğü gibi rahatsızlıklarda gastrit oluşumuna neden olabilir.

Çölyak hastalığı arpa, buğday, çavdar ve yulaf gibi yiyeceklerde bulunan “Glutein” proteinine karşı vücudun geliştirdiği tepkidir.Yukarıdaki tahıllar ve bunlarla yapılan makarna, pasta, börek ve ekmek gibi yiyecekleri tüketmemek gerekir.

Normalde ince bağırsak duvarları havlu gibi pütürlüdür. Bu pütürler sindirilmiş besinleri emerek kana karıştırır. Çölyak hastalığında ise pütürlü yapısını kaybeden ince bağırsak hızla düzleşir ve hastalık belirtileri görülür.

Çölyak hastalığı belirtileri

Bu belirtiler karın ağrısı ve şişliği, kaslarda güçsüzlük ve buna bağlı olarak ellerde titreme, dışkıda yağlı ve parlak görünüm, solgun cilt rengi iştahsızlık ve kusma olarak meydana gelir.

Ancak çölyak hastalığı teşhisinin en doğru şekilde konulması için ince bağırsaktan alınan parça ve bunun yanında kan değerleri gereklidir.

Apandist Tıpta Appendiksin iltihaplanması durumuna verilen isimdir.

Appendiksin çeşitli cisimlerle (meyve çekirdeği, minik taşlar, yabancı cisimler vs.) tıkanması sonucunda bakterilerin üremesi,  paratizer tıkanmalar, bakteriyel enfeksiyonlar, tümöral tıkanmalara bağlı olarak apandisit gelişebilir.

Belirti ve bulgular

Hastalar genellikle ani başlayan bir karın ağrısı şikayeti ile doktora başvururlar. Bu Ağrı ilk önce yaygın olarak hissedilir, daha sonra göbek çevresinde veya karnın üst orta hattında yoğunlaşarak kendini belli eder. Daha sonra ağrı yaygınlığını kaybederek karnın sağ alt kısmında, sağ kasıkta yoğunlaşmaya başlar. Ağrı, yü­rüme ile artar dinlenme ve sağ bacağın bükülmesi durumunda azalır.

- Ağrıdan sonra bulantı ve kusma hali başlar.
- Dil paslıdır, hastada genel olarak iştahsızlık vardır.
- Ateş vardır.

Apandist Tanısı

Fiziki muayene ve iyi alınmış bir anamnez hastalığın tanısında yeterli olmaktadır. Ayrıca tam kan sayımında lökositoz görülmesi en önemli tanı yöntemidir.

Tedavi ve bakım

Apandisit tanısından sonra tedavi cerrahi müdehale olarak yapılır. Eğer appendiks cerrahı olarak çıkarılmaz ise ciddi bir enfeksiyon yayılımı (peritonit) ve hasta için hayati risk oluşabilir.

Ameliyattan önce ağızdan herhangi bir şey verilmez. Hasta kesinlikle ağrı kesici almamalıdır.

Günümüzde laparoskopik yönteme daha çok başvurulur. Bu yöntem sayesinde hasta daha az ağrı hisseder ve hastanede kalma süresi ciddi miktarda azalır. Klasik yönteme göre daha başarılıdır.

Sayfa 212

Son Yorumlar

  • Gözlerim çok kaşındığı için doktora gittik doktor alerjik olduğumu söyledi yaz kış kaşınır gözlerim.
  • Yanlışınız var 1 kg böğürtlene 750 gr değil sadece 50 gr şeker katılması gerekir. Ayrıca böğürtlenler kesinlikle yıkanmaması lazım yıkanırsa doğallığını kaybeder.
  • Sayın hocam benim sağ bacağımın adalesi çok şiddetli olarak sızlıyor. Eğerki bir yırtılma var ise bu mr çekilse görünebilirmi? Eskiden spor ile uğraşıyordum bacak açma hareketi yapıyordum. Açma hareketi esnasında üç kere çat çat çat ses geldi. Önemsememiştim ama şuan çok ağrı çekiyorum o bölgede. Rahat hareket edemiyorum beni çok rahatsız ediyor. Beni bilgilendirirseniz eğer çok sevinirim Saygılar, Hamza Dogan
  • 3 yıl önce yarım fındık büyüklüğünde taş düşürdüm sağ böbreğimdeydi. şimdi ise sol böbreğim ağrıyor doktora gittim sol böbrekte büyüme olduğunu söyledi. bu büyüme diğer organları ne şekilde etkiler? birkaç yıldır kabızlık problemim var ve midem sürekli gaz yapıyor acaba bunların sebebi böbrekteki büyümemi?
sağlık , şifalı bitkiler ve hastalıklar konularında sağlık makaleleri sitemizde yeralır.
TopOfBlogs